top of page
webbacground.jpg

"Bir tek resim boyadığım zaman kendimi canlı hissediyorum."

Van Gogh

Serkan KAYA
Ressam - Hekim

logo-1

Aktif olarak pratisyen hekim olarak çalışmaktayım. Öğrencilik ve devamında hekimlik hayatım dönemimde bazıları bireysel, bazıları sevdiğim arkadaşlarımla birlikte ürettiğimiz eserlerin bulunduğu kişisel web siteme hoşgeldiniz. Aktif olarak resim - fotoğraf - grafik tasarım ve video alanlarında eserler üretiyorum.

​​

Pek çok insanın "profesyonel" adı altında yaptıkları işleri öğrenciyken maddi nedenlerle öğrenip çokça müşteriyle de çalıştım. Bu sitede pek çoğunu sergiledim. Genel olarak zorunluluktan yaptığım için de hekimlik hayatına adım attığım anda sadece hatırlı hocalarımın birkaç işine yardımcı olmaktan öte çalışmıyorum.

Sitedeki tüm sanat eserlerim bir zamanlar "Bunu ben yapabilsem çok mutlu olurdum!" heyecanıyla edindiğim meziyetlerin ürünü. Ancak nasıl olduysa hayalini kurduğum tüm meziyetler onları edinmenin sancısını atlatıp gerçekten üretebildiğimde büyüsünü kaybetti.

​​

Kaybolan büyü üretilen eserin sahibini büyülememesi nedenli değil üretildiği bağlamın anlamsız oluşundandır. Bir büyünün büyüleyebileceği biri gerekir. Büyülenmek; oyalanabilmeyi, durabilmeyi, sıkılabilmeyi ister. Kısa videolarla sıkılamayı reddeden göz ile bir ayrıntının önünde saatlerce durabilen göz aynı gözdür; sadece gözlerden biri körelmiştir.

Yüzlerce saatlik bir derinlik; sıkılabilmekten, kolay teslim olmayan bir malzemeyle boğuşmaktan, unutamayacağınız kadar yoğun harcanmış vakitlerden ve tüm o vaktin boşa gitme ihtimaline rağmen sürdürebilmekten doğar. Ve ancak karşısında durabilen, oyalanabilen, çoğu zaman sıkılmayacak olsa bile sıkılmayı göze alan birine ulaşır. Çünkü onu doğuran da onu alabilen de aynı kökü ister. Sıkılabilmeyi kovduğunuzda derinliğin hem kaynağını hem adresini kovmuş olursunuz; eser iki ucundan birden sahipsiz kalır.

Konu buradan kaçınılmaz olarak "Sanat kimin içindir?" sorusuna dallanır. Onu da Nurullah Samet Yılmaz arkadaşım anlatsın. Ben üretmek üzerime yapıştığı için devam eden bir ressamım.

Normallik, içinde bulunulan bağlama göre değerlendirilir. 1700'lerin İngiltere'sinde perukla gezmek normaldi, bugün anormal. Ama "normal" tek kelimede iki ayrı şeyi taşır: çoğunluğun yaptığı şeyi ve koşullara uygun düşen şeyi. Sıradan zamanlarda bu ikisi çakışır; çoğunluk neyse, yerinde olan da odur. Koşullar çıldırdığında ise birbirinden ayrılırlar.

 

Buna göre en başta patronun çıldırdığı ülkemizde benim bir miktar anormal davranmam bulunduğum bağlama göre normal olmalıdır. İnsanlar tarafından kimi zaman garip karşılanan bu ressam aslında normal, ülkem insanı bir miktar anormaldir. 

E-mail

drserkankaya.art@gmail.com

Kişisel sosyal medya hesabım bulunmamaktadır. Arkadaşlarım ile birlikte ürettiğimiz eserlerin bulunduğu hesaplar aşağıdadır. 

Düşseli Dergi - Düşseli TV

Düşseli TV aktif olmasa da Düşseli Dergi'de hala yazılar yayınlanmaya devam ediyor.

WEB:          dusselidergi.org

Instagram:  instagram.com/dusselidergi/

Youtube:     youtube.com/@dusselitv

Kırmızı Alan Müzik

Müzik projelerimizi yayınladığımız Youtube kanalıdır.

Youtube:     youtube.com/@kirmizialanmusic

Instagram:  instagram.com/kirmizialanofficial

bottom of page